İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim

İngilizce öğrenmenin en iyi yolunun İngilizce konuşma pratiği yapmak olduğunu hemen her yazımızda söylüyoruz. Elbette, İngilizce kelime ve İngilizce cümleleri ve kalıpları ezberleyerek kelime dağarcığınızı genişletmeniz de aynı derecede önem arz ediyor. Ne de olsa eğer yeterince kelime ve kalıp dağarcığınızda yoksa konuşacak bir şeyiniz de yok demektir.

Tıpkı Türkçede olduğu gibi İngilizcede de deyişlerin kullanımı hem günlük hem de resmi konuşma dilinde diyaloğu renklendirmek ve güçlendirmek adına büyük önem taşıyor.

İngilizce idiomlar (deyişler) nedir ve neden bu kadar önemliler?

İngilizcede de deyişler tıpkı Türkçedeki gibi, bir araya gelen kelimelerin oluşturduğu cümlenin aslında gerçek anlamının dışında mecazi bir anlam ifade etmesidir. İngilizce deyişler size ilk bakışta rastgele söylenmiş gibi gözükebilir, fakat aslında hepsinin bir çıkış noktası ve metaforik bir manası vardır.

Eğer anadili İngilizce olan kişiler tarafından günlük hayatta ve günlük İngilizce konuşma dilinde oldukça sık kullanılan İngilizce deyişleri bilmiyorsanız ileri seviye bir İngilizce konuşmacısı olamazsınız.

İngilizcede binlerce deyiş olsa da günlük konuşma dilinizi geliştirebilmek için başlangıç olarak, anadili İngilizce olan kişilerin en çok kullandığı 20 deyişi bilmeniz oldukça önemli. İşte o deyişler:

1 – (To) Hit the books

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Hit the books

Bu deyiş, gerçekten kitaplara vurmak, onları tokatlamak veya yumruklamakla ilgili değil elbette. Öğrenciler, özellikle de ABD’li üniversite öğrencileri tarafından sınav vakitleri sıkça kullanılan bu deyiş kısaca çalışmak anlamına geliyor. Birine bu deyişi söylemeniz, ona sizin ders çalışacağınızı belirtir.

Örn:

I have to hit the books. I have a big exam next week!

2 – (To) Hit the sack

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - hit the sack

Tıpkı ilk deyişteki gibi, bu deyişi de aslında fiziksel olarak bir kum torbasına vurmak istediğinizde değil, mecazi anlamında kullanırsınız. “Hit the sack”, yatmak anlamına geliyor. Arkadaşlarınıza veya ailenizden birine gerçekten yorgun olduğunuzu ve yatmaya gittiğinizi anlatmak için bu deyişi kullanabilirsiniz.

Örn:

It’s time for me to hit the sack, I’m so tired.

3 – (To) Twist someone’s arm

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim -Twist someone’s arm

Gerçek anlamı olan birinin bileğini bükmek ile benzer bir mecazi anlam taşıyan bu deyiş, bir kişinin bir başkasını yapmak istemediğiniz bir şeye ikna etmesi anlamına geliyor.

Örn:

A – You should really come to the party tonight!

B – I can’t, I have to study.

A – Come on it’s going to be so much fun

B – Allright, you’ve twisted my arm, I’ll come!

4 – (To be) Up in the air

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Up in the air

“Up in the air” (havada kalmak) deyişi Türkçedekine benzer olarak bir şeyin henüz belli olmadığını ve netleşmediğini anlatmak için kullanılıyor.

Örn:

A – Have you set a date for the wedding yet?

B – Not exactly, things are still up in the air…

5 – (To) Stab someone in the back

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Stab someone in the back

“To stab someone in the back” (Birini arkadan bıçaklamak) deyişi, tıpkı Türkçedeki gibi birisinin kendisine güvenen birine ihanet etmesi, onu aldatması anlamına geliyor. Bu eylemi yapan kişiye de İngilicede “backstabber” (arkadan bıçaklayan) deniyor.

Örn:

I trusted him about not telling my secret to anyone but he stabbed me in my back and told it to everybody!

6 – (To) Lose your touch

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Lose your touch

Bir konu veya işteki becerinizi, yeteneğinizi kaybetmek anlamına gelen bu deyiş, bir konuda veya işte daha önceden iyiyken ve onu becerebiliyorken artık bunu yapamamanız durumunda kullanılır.

Örn:

I used to be a great magician, but now its look like I lost my touch.

7 – (To) Sit tight

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Sit tight

Gerçek anlamı vücudunuzu kasarak bir yere oturmak olan bu deyiş, aslında birine sabırlı olmasını veya aksi söylenene kadar beklemesini söylemek için kullanılır.

Örn:

A – Do you have any idea when the exam results are going to come out?

B – It could take some time. You’re just going to have to sit tight and wait.

8 – (To) Pitch in

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Pitch in

Gerçekte hiçbir anlamı bulunmayan bu deyiş, mecazi anlamda birine, bir gruba veya bir işe katılmak, katkı yapmak anlamlarında kullanılır.

Örn:

A – Come on, pitch in and help us to finish this report on time.

9 – (To) Go cold Turkey

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim- Go cold Turkey

İlk bakışta acayip ve son derece mantıksız gözüken bu deyiş, alkol veya sigara benzeri kötü alışkanlıkları bir anda bırakmak anlamına geliyor. Bu deyişin ortaya çıkışı ise bağımlılık yapan bir alışkanlığı bir anda bırakan bir kişide görülen solgunluk ve tüylerin diken diken olması gibi yan etkilerin soğuk ve pişmemiş bir hindiye benzemesi.

Örn:

I just go cold turkey and quit drinking alcohol.

10 – (To) Face the music

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Face the music

Gerçeklerle yüzleşmek anlamına gelen bu deyiş, birisinin bir durumun ciddiyetinin farkına varmak ve iyi veya kötü (çoğunlukla kötü) sonuçlarına katlanmak anlamında kullanılır.

Örn:

You lied to your teacher and she discovered the truth. Now you have to face the music and accept the punishment.

11 – (To be) On the ball

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - On the ball

Bu deyiş, birisinin bir şeyi çok çabuk anladığını ve bu duruma karşı hazırlıklı olduğunu veya çok çabuk reaksiyon gösterdiğini belirtmek için söylenir.

Örn:

Have you already finished your assingments? They are not due until next week, you’re really on the ball.

12 – (To) Ring a bell

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Ring a bell

“To ring a bell” (zil / alarm çalması) deyişi, birinin başka birisine kulağa tanıdık gelen bir konudan bahsetmesi durumlarında kullanılır. Bu deyiş, size hatırlatılan bir konunun size tanıdık gelmesi durumunda kafanızda ziller / alarm çalması mecazından ortaya çıkmıştır.

Örn:

A – You’ve met my friend John before right?

B – I’m not sure, but that name rings a bell.

13 – Rule of thumb

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Rule of thumb

Bu deyiş kısaca, konuşulan bir konu hakkındaki yazısız genel kabıl görmüş kurallar anlamına gelir. Örnek olarak makarna suyuna zeytinyağı koymak herhangi bir bilimsel kural veya teori değildir, ancak hemen herkes bunun makarnanın dibinin tutmaması için gerekli olduğu konusunda hemfikirdir.

Örn:

As a general rule of thumb, you always need to drip a little olive oil into boiling water if you are cooking pasta.

14 – (To be) Under the weather

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Under the weather

“Feeling under the weather” deyişi kendini çok ciddi bir sebepten olmasa da kötü veya farklı hissetmek anlamına gelir. Örnek olarak eğer çok fazla çalışmışmaktan yorulmuşsanız veya bir sebepten ötürü başınız ağrıyorsa bu deyişi kullanırsınız.

Örn:

I went to bed a little late last night and I feel a little under the weather this morning.

15 – (To) Blow off steam

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Blow off steam

Türkçedeki “Burnundan solumak” deyişine benzer olan “To blow off steam”, bir duruma karşı çok sinirli veya bir sebepten ötürü stres altında olduğunuzu ve bunu üzerinizden atmak istediğinizi belirtmek için söylenir.

Örn:

Me and my brother had a fight last night, so I went for a run to blow off my steam.

16 – (To) Look like a million dollars / bucks

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Look like a million dollars bucks

Bu İngilizce deyiş zaman zaman erkeklere iltifat etmek için kullanılsa da çoğunlukla kadınlara, onların ne kadar güzel göründüklerini söylemek için kullanılır. Daha ziyade argoya kaçan bu tabir, bir kişinin günlük görünümünden ziyade özel bir durum için süslenmesi veya bakım yapmış olması durumlarında kullanılır.

Örn:

Wow, you look like a million dollars this evening. I love your dress.

17 – (To) Cut to the chase

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Cut to the chase

Türkçedeki “Sadede gel” sözünün birebir karşılığı olan bu İngilizce deyiş, birisinin bir şey anlatırken gereksiz yere çok konuştuğu durumlarda, detayları atlayarak bir an önce asıl konuya değinmesini söylemek için kullanılır. Bunu deyişi öğretmeniniz, patronunuz veya babanıza söylemeniz kabalık olur ve yalnızca belli kişilere karşı kullanılmalıdır. Eğer bu deyişi kendiniz, kendi anlattığınız bir şey hakkında kendinize yönelik kullanırsanız, “detayları geçip asıl konuya geleceğim” anlamını taşır.

Örn:

As we don’t have much time here, I’m going to cut to the chase.

18 – (To) Find your feet

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Find your feet

Bu deyiş, alışık olmadığınız bir durumda veya ortamda, oraya alışmaya çalıştığınızı anlatmak için söylenir.

Örn:

A – How are you doing in ABD?

B – I’m doing ok. I learned few general things but I’m still finding my feet with almost everything.

19 – (To) Get over something

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Get over something

Bu İngilizce deyiş, zorlu bir durumun veya bir hastalığın üstesinden gelmek veya iradeniz dışında yapmak zorunda olduğunuz ve hoşlanmadığınız bir şeyi kabullenmek anlamında kullanılır.

Örn:

Has she gotten over the death of her dog yet?

20 – (To) Keep your chin up

İngilizcede Mutlaka Bilmeniz Gereken 20 Deyim - Keep your chin up

Türkçedeki “Başını dik tut / eğilme” sözünün karşılığı olan bu İngilizce deyiş, birinin üzgün olması ve bir başka kişinin o kişiyi teselli ederek güçlü dur demesi anlamında kullanılır.

Örn:

Don’t worry, you’ll find something soon, keep your chin up and don’t stress.

 

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi İngilizcede aslında binlerce deyiş vardır, tıpkı Türkçe gibi. Hepsini bir anda öğrenmek gibi bir endişeniz olmasın, nasıl olsa bu mümkün değil. 😉 Ancak günlük konuşma dilinde sıkça kullanılan bu 20 deyişi öğrendikten sonra zamanla anadili İngilizce olan birileriyle konuşma pratiği yaptıkça yeni İngilizce deyişler öğrenecek ve dilinizi geliştireceksiniz.

Öğrendiğiniz bu deyişleri English Ninjas eğitmenleriyle pratik yaparken denemeyi unutmayın!

 

Hemen kaydolarak eğitmenlerimizle pratik yapmaya başlayın İngilizceniz için harekete geçin:

 

Referanslar:

Kaynak 1Kaynak 2 Kaynak 3

 

 

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir