Game Of Thrones’tan Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 9 İngilizce Deyiş

Game Of Thrones’tan Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 9 İngilizce Deyiş

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de açık ara en çok izlenen televizyon dizisi olan Game Of Thrones, yeni sezonunda da müthiş bir tempoyla ilerlemeye devam ediyor.

Babası Deli Kral’ın izinden gidip gitmemek arasındaki çizgide yürüyen Mother of Dragons (Ejderhaların Annesi) Khaleesi Daenerys Targaryen, bir anlamda Kuzey’in taçsız kralı, rahmetli Ned Stark’ın çocuğu John Snow ve dizinin ilk bölümünden itibaren tüm izleyenlerin antipatisini kazanan, Lannisterlar’ın Demir Taht’taki son varisi Cersei Lannister… Tüm izleyenler merakla “Demir Taht’a son oturan kim olacak?” sorusunun yanıtını ararken, tüm oklar bu üç ismi gösteriyor.

Daha önceki yazılarımızda birçok kez İngilizce dizi ve filmler izlemenin size yeni İngilizce kelimeler ve İngilizce cümleler öğreterek İngilizce konuşma becerinizi ve İngilizce gramerinizi geliştirmenize nasıl yardımcı olabileceğinden bahsetmiştik. Peki madem yabancı tv dizileri ve filmleri izlemek İngilizce öğrenmeye katkı sağlıyor, neden Game Of Thrones izlerken İngilizcenizi de geliştirmeyesiniz?

Dizinin ve dolayısıyla kitapların yazarı olan George R. R. Martin’in eski İngilizceyle modern dili göz alıcı bir biçimde sentezlemesi sonucu gerek kitaplarda gördüğümüz gerekse de dizide duyduğumuz muhteşem dil ortaya çıkıyor. Dizide Westeros’un ve tüm kıtaların anadili olarak karşımıza çıkan İngilizce (dilin adının dizide İngilizce olduğundan bahsedilmese de) grameri ve deyişleriyle son derece zengin.

Özellikle gerçek hayatta da kullanabileceğiniz ve İngilizcenizi renklendirecek 9 deyişi sizin için derledik:

 

1 – Blood of my blood (Kanımın kanı)

Game Of Thrones’tan Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 9 İngilizce Deyiş - Blood of My Blood

İlk olarak dizinin 1. sezonunda Dothrakiler’den duyduğumuz bu söz kısaca “kayın” (in law) anlamına gelmektedir. Dothrakiler’in başı olan Khal ve onun Bloodrider’ları arasındaki kardeşliği belirtmek için kullanılan bu sözü siz de günlük İngilizce konuşmalarınızda amcanızdan, kaynananızdan, kayınbabanızdan, geliniznizde, damadınızdan vb. bahsederken kullanabilirsiniz.

Örn: We’re spending the holiday with blood of my blood.

 

2 – Make water (Su yapmak)

Game Of Thrones’tan Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 9 İngilizce Deyiş - Make Water

Kelimelerin anlamları su yapmak olsa da aslında Türkçedeki “Su dökmek” deyişine karşılık gelen bu İngilizce deyiş, idrarını yapmak anlamında kullanılmaktadır. Özellikle kibar yapısı ile günlük konuşmalarınızda (resmi olmayan ve nispeten yakın çevrenizde) bu sözü tuvalate gittiğinizi belirtmek için kullanabilirsiniz.

Örn: I have to make water so badly. I shouldn’t have had so many drinks today!

 

3 – Smallclothes (Küçük giysiler)

Game Of Thrones’tan Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 9 İngilizce Deyiş - smallclothes

Üzerinize giydiğiniz hangi giysiler diğerlerine göre daha küçük olur? Tabii ki iç çamaşırı. Dizi ve kitaplarda iç çamaşırı anlamında kullanılan bu sözcüğü siz de günlük hayatta gerektiği yerlerde, “underwear” kelimesine alternatif olarak kullanabilirsiniz.

Örn: I put all of my smallclothes to the washing machine. I have nothing left to wear…

 

4 – Sun-and-stars (Güneş ve yıldızlar)

Game Of Thrones’tan Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 9 İngilizce Deyiş - sun and stars

Yine ilk olarak dizinin ilk sezonunda Daenerys’in Drogo’ya söylediği bu söz, ruh eşi anlamında kullanılmaktadır. Eşinize veya sevgilinize hem romantik hem de farklı bir söz söylemek isterseniz “You are my sun and stars” (Sen benim güneş ve yıldızlarımsın) demeniz yeterli olacaktır.

Örn: Hey Betty, you are my sun and stars. I couldn’t live without you…

 

5 – Mummer’s farce (Soytarının saçmalaması)

Game Of Thrones’tan Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 9 İngilizce Deyiş - Mummer’s farce

Soytarı, palyaço veya maskara anlamlarına gelen “mummer” ve komedi, saçmalık, maskaralık, saçma sapan söz anlamlarına gelen “farce” kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan “Mummer’s Farce” (Soytarının saçmalaması) sözü, anlaşılabileceği gibi saçma veya gülünç bir şeyden bahsetmek için kullanılıyor. Siz de İngilizce kelime dağarcığınıza bu deyişi gönül rahatlığıyla ekleyebilirsiniz.

Örn: Her plan about the future is nothing but a mummer’s farce. No grown person would have believed that.

 

6 – Garderobe (Gardırop)

Game Of Thrones’tan Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 9 İngilizce Deyiş - Garderobe

Bu sözcük her ne kadar günümüzde giysilerimizi saklamak için kullandığımız dolaplara verdiğimiz bir ad olsa da aslen tarihte 11. yüzyılda ilk kez mimari olarak yapılara monte edilen tuvaletlere verilen isimdir. Bu sözcüğün tarihte aslında tuvalet olduğunu söylediğimizde, eminiz ki Game Of Thrones 4. Sezon 10. Bölümde Tyrion’un, babası Tywin’i öldürdüğü sahne hemen aklınıza gelmiştir.

Örn: I’ve drank too much coffee, I’ll be in the garderobe if you need me!

 

7 – Words are wind (Kelimeler rüzgardır)

Game Of Thrones’tan Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 9 İngilizce Deyiş -Words are wind

İngilizcede çok yaygın kullanılan “Actions speak lauder than words” (Kişinin işi sözünden daha değerlidir veya Lafla peynir gemisi yürümez) deyişi ile aynı anlamı taşıyan bu kalıbı siz de İngilizce bilginize gönül rahatlığıyla dahil edebilirsiniz. Yine Türkçedeki “Söz uçar, yazı kalır” deyişini de buna bir karşılık olarak gösterebiliriz.

Örn:  You say you love me, but words are wind. You must prove it!

8 – Like nipples on a breastplate (Göğüs zırhı içindeki göğüs uçları gibi)

Game Of Thrones’tan Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 9 İngilizce Deyiş - Like nipples on a breastplate

Kısaca işe yaramaz anlamında kullanılan bu deyişin nereden çıktığını anlamak aslında oldukça kolay. George R. R. Martin’in kitaplarda oldukça sık kullandığı bu deyiş, retorik olarak işe yaramazlık anlamına gelmektedir.

Örn: That’s about as useful as nipples on a breastplate!

 

9 – Trencher (Hendek kazıcı)

Game Of Thrones’tan Mutlaka Öğrenmeniz Gereken 9 İngilizce Deyiş -Trencher

Hendek, siper anlamına gelen “trench” kelimesinin, hendek açıcı olarak ek almış hali olan “trencher” kelimesi, Game Of Thrones’ta aslında uzun tahta tabaklara verilen isimdir. Bir çeşit uzun tahta tabak, bu kelimenin gerçek anlamlarından biri olduğu için siz de günlük konuşmanızda bu kelimeyi çekinmeden kullanabilirsiniz.

Örn: Excuse me, waiter? Can I have my dish in a trencher please?

 

Nasıl, hem zevkli hem farklı değil mi? Hem çok sevdiğiniz bir televizyon dizisini izleyecek hem de İngilizcenizi geliştireceksiniz! Yukarıda göstermiş olduğumuz kelimelerin dışında dizide ve kitapta daha birçok farklı deyiş ve kelime yer almakta.

Siz de bir Game Of Thrones akşamının ardından English Ninjas eğitmenleriyle en son bölümün analizini yapmayı, üstelik yeni öğrendiğiniz kelime, kalıp ve cümleleri de gözden geçirmeyi unutmayın!

 

Hemen kaydolarak eğitmenlerimizle pratik yapmaya başlayın İngilizceniz için harekete geçin:

 

 

Referanslar:

Kaynak 1Kaynak 2Kaynak 3

 

 

 

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir