İngilizce Renkler ve İngilizce Renklerle İlgili Örnekler

İngilizce Renkler

İngilizce Renkler - 1

İngilizce renkleri ve renklerin İngilizcede nasıl kullanıldığını öğrenmek mi istiyorsunuz? O halde doğru yerdesiniz! İngilizce renkler, İngilizce cümlelerde sıfat görevinde, bir ismi tanımlamak veya betimlemek için kullanılır. Ancak İngilizcede renklerin kullanımında dahası da var tabii ki. İngilizce renkler hakkında bilmeniz gereken her şeyi sizin için hazırladık, dilerseniz vakit kaybetmeden okumaya başlayalım.

 

Color ve Colour arasındaki fark nedir?

İngilizce Renkler - 2

Her iki kelime de “renk” anlamını taşır. İki kelime arasındaki bu yazım farkı tamamen yazan kişinin hangi ülkeden olduğuyla alakalıdır.

  • “Color” ABD de kullanılırken,
  • “Colour” anadili İngilizce olan diğer tüm ülkelerde (İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda vb.) kullanılır.

 

En sık kullanılan İngilizce renkler

  • Black (siyah)
  • Brown (kahverengi)
  • Gray / Grey (gri)
  • White (beyaz)
  • Yellow (sarı)
  • Orange (turuncu)
  • Red (kırmızı)
  • Pink (pembe)
  • Purple (mor)
  • Blue (mavi)
  • Green (yeşil)

 

Gray ve Grey arasındaki fark nedir?

İngilizce Renkler - 3

Bu iki kelime arasındaki fark da “color” ve “colour” arasındaki farkla aynıdır. Amerikan İngilizcesinde “gray” kullanılırken, anadili İngilizce olan diğer ülkelerde ise “grey” kullanılmaktadır.

 

İngilizce renklerin cümle içinde kullanımı

İngilizce Renkler - 4

İngilizcede birer sıfat olan ve bir kişi veya bir şeyi betimlemek için kullanılan renkler, cümle içinde 3 şekilde kullanılabilir.

  • To be (fiilimsi) + Colour (renk).

Örnek: My car is blue.

  • Colur (renk) + Noun (isim).

Örnek: The blue car is mine.

  • Renk ismin kendisi olur.

Örnek: Blue is the colour of my car.

 

Light (açık), Dark (koyu) ve Bright (parlak) Renkler

İngilizce Renkler - 5

İngilizcede renklerin tonlarından (veya yoğunluğundan) da bahsedebilirsiniz.

  • “Light”, renklerin açık tonlarından bahsetmek için kullanılır.

Örnek: Helen has dark green eyes. (Helen, koyu yeşil gözlere sahip.)

  • “Dark”, renklerin koyu tonlarından bahsetmek için kullanılır.

Örnek: His light grey hair made him look very distinguished.

  • “Bright”, parlak, güçlü ve görülmesi kolay olan renkler için kullanılır.

Örnek: Her bright pink lipstick doesn’t look very good.

“Light”, “dark” ve “bright” tanımlayıcı sıfatları cümle içinde her zaman renkten önce kullanılır.

 

Renkler + “-imsi veya –trak”

Türkçede de bazen karşımızdaki rengin ne olduğundan tam olarak emin değilsek bir rengin sonuna –imsi (yeşilimsi) veya –trak (sarımtrak) ekleriz. İngilizcede de bu ek “-ish” (greenish, yellowish, blueish vb.)tir.

Örnek:

  • The sunset is beautiful pinkish-purpleish colour today. (Gün batımı bu gün çok güzel pembemsi-morumsu bir renkte.)
  • His shirt is lightish blue in colour. (Onun tişörtü açık yeşilimsi bir renk.)

 

İngilizce renklerle bağdaştırılan nesneler

İngilizce Renkler - 6

Red: çilek, gül, itfaiye aracı, kan, kalp.

Orange: balkabağı, havuç, basket topu.

Yellow: peynir, güneş, tereyağı, limon.

Green: çim, lahana, kurbağa, yaprak, kertenkele.

Blue: gökyüzü, okyanus, balina, yaban mersini.

Black: yarasa, gece, araba lastiği, sinek.

White: kağıt, şeker, süt, kar, koyun.

Pink: domuz, dil, pamuk şeker.

Brown: odun, puro, toprak, meşe palamudu, at.

Grey: kaya, kurşun, toz, fare, fil.

Purple: çürükler, üzüm.

 

Her an her yerde İngilizcenizi geliştirebilmek sizin elinizde. Tek yapmanız gereken disiplinli bir şekilde düzenli olarak pratik! English Ninjas’ın anadili İngilizce olan eğitmenleri ile istediğiniz zaman istediğiniz yerde pratik yaparak İngilizcenizi geliştirmek ister misiniz?

 

Hemen kaydolarak anadili İngilizce olan eğitmenlerimizle birebir pratik yapmaya başlayın:

 

 

Referanslar:

Kaynak 1 Kaynak 2

 

 

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir